Kulun, sabretmekten başka çaresi yoktur!

14/03/2024 Perşembe Köşe yazarı S.A

Sabretmek sadece insanlara mahsustur. Melekler sabretmezler, çünkü onlar yemez, içmez ve hasta olmazlar. Hayvanlarda da sabır söz konusu değildir. 

 

 

Oruçta, sayılamayacak kadar çok faydalar vardır. Fakat biz orucu bu faydalar için değil, dinimizin emri olduğu için tutuyoruz. Mesela oruç bize sabretmeyi öğretir... Sabretmek, kurtuluşa, başarıya sebep olan güzel huydur. Sabır, Peygamberlerin hasletlerindendir... Sabretmek sadece insanlara mahsustur. Melekler sabretmezler, çünkü onlar yemez, içmez ve hasta olmazlar. Hayvanlarda da sabır söz konusu değildir. Çünkü onlarda akıl yok, sorumlu da değiller.

Sabretmeyi emir ve teşvik eden 70'ten fazla âyet-i kerime var, en büyüğü; "Rabbimiz sabredenlerle beraberdir" müjdesidir.

İnsanoğlu bu iki varlık arasındadır. Aklı var, melekler gibi, nefsi var hayvanlar gibi. Aklını üstün tutarsa melekleşmeye doğru yükselir, hatta onları da geçer. Çünkü melekler ister istemez iyidirler, ama insanlar nefsi ile mücadele sonunda yükselebilmiştir. Nefsi galip gelirse bu defa hayvanlaşmaya doğru alçalır, onlardan da daha aşağı iner. Çünkü hayvanlar sorumlu değillerdir.

Rabbine itaat etmeyen, haramlardan sakınmayanlar kıyamet günü, cehenneme sevk edildikleri zaman diyecekler ki:

"Keşke biz dünyaya insan olarak gelmeseydik; yılan olarak, akrep olarak gelseydik de bu şiddetli azaba uğramasaydık..." Yanmak çok zor şeydir, yanmayan bilmez...

           ***

Sabır üç türlüdür: Bir, ibadetleri yaparken karşılaşılan zorluklara sabır. Namaz kılarken, oruç tutarken bazı sıkıntılarla karşılaşabiliriz. Bunlara sabredeceğiz. İki, günah işlememek için sabretmek. Günah işlememek için sabretmek ateşte yanmaya sabretmekten daha kolaydır. Üç, hastalıklara, musibetlere, belalara karşı sabırdır.

Hastalık, bela istenmez, gelirse kurtulmaya çalışmak lazım, tedavi olmak lazım, fakat bütün bunlar netice vermezse, sabretmekten başka çaremiz kalmaz. Bu üç sabrın da mükâfatı ölçüsüzdür.

Oruç tutmakla imtihan kazanmış oluruz. Malum, dünyaya biz bunun için geldik, hepimiz imtihan salonundayız. Rabbini tanıyan, emirlerine değer veren, haramlardan sakınanlarla, kendisini yaratan ve yaşatan zatı tanımayan, emir ve yasaklarına kulak asmayanların birbirlerinden ayrılmaları gerek. Her kişi yaptıklarının karşılığını görecektir, iyiler ebedî saadete, kötüler de layık oldukları azaba kavuşacaklardır.

Her şey apaçık bildirilmiştir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Sizi cennete yaklaştıracak, cehennemden uzaklaştıracak ne varsa hepsini bildirdim. Sizi cehenneme yaklaştıracak, cennetten uzaklaştıracak şeylerden de uzak durmanızı hatırlattım ve sizleri ikaz ettim. Tercihi siz kendiniz yapınız.)