"Şimdi gülünecek vakit midir efendim?"
16/03/2026 Pazartesi Köşe yazarı A.U
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri,
187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.
Bu zâtın bir oğlu vardı.
Ne zaman Kur’ân-ı kerîmi dinlese, “âhiret korkusundan” bayılır,
düşerdi!
Bir gün babasının yanına bir hâfız geldi.
Sesi çok güzeldi.
Ona oğlunu gösterip;
"Şu
oğluma güzel sesinle Kur’ân-ı kerîm oku. Ama Zilzâl ve Kâri'a sûrelerini okuma
sakın!" buyurdu.
Hâfız merak etti ve “Niçin?” diye sordu.
Hazret-i Fudayl;
"Çünkü
azap âyetlerini dinlemeye tâkat getiremez ve güç yetiremez. Cehennem korkusundan
bayılır, hattâ ölebilir!" buyurdu.
Hâfız durumu anladı...
"Peki efendim" dedi.
Ve gidip Kur’ân-ı kerîm okumaya başladı çocuğa. Ama unutup
“Kâri'a” sûresini de okudu...
Dördüncü âyetini okuyunca, çocuk "Allah!” deyip düştü...
Baktılar, ölmüştü!
Babasına söylediler.
Fakat mübârek zât üzülecek yerde gayriihtiyâri tebessüm etti.
Kendisine;
"Bu zaman gülünecek vakit midir efendim?" dediler.
Onlara cevâben;
"Resûlullaha
uydum" buyurdu.
"Nasıl?" dediler.
"Resûlullah’ın
da oğlu vefât etmişti... Efendimize yapılan, bana da yapıldı. Onu düşünerek
sevinip güldüm" dedi.


