Allahü tealanın rızasına kavuşmak istiyorsan...
16/04/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
"Din bilgilerini öğretmeye ve fıkıh
ahkâmını yaymaya, elinizden geldiği kadar çalışınız."
Mevlânâ Ahmed Berkî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup
İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendî hazretlerinin önde gelen
talebelerindendir. Afganistan’da Berk kasabasında doğdu. 1617 (H.1026)
senesinde memleketinde vefât etti. İmâm-ı Rabânî hazretlerinin sohbetine
kavuşarak talebesi olmakla şereflendi. Huzurlarında kaldığı bir hafta içinde
kemâl ve evliyâlık derecelerine ulaştı. Hocasından icâzet alınca memleketine
dönmesine izin verildi. İnsanlara doğru yolu göstermekle meşgûl oldu. İmâm-ı
Rabbânî hazretleri de bu çok sevdiği talebesine kıymetli mektuplar göndererek
istediklerini yerine getirdi. Bir mektubu şöyledir:
"Rüyâ ve hülyâ şüpheli olur. İkisine de güvenilmez. Bizim
yazdıklarımızı gözle görülür, elle tutulur gibi sağlam biliniz! Sizin bu nîmete
kavuşmanız, İslâmiyet bilgilerini öğretmekle ve fıkıh hükümlerini yaymakla
olmuştur. Oralara cehâlet yerleşmiş ve bidatler yayılmıştı. Allahü teâlâ,
sevdiklerinin sevgisini size ihsân etti. İslâmiyeti yaymaya sizi vesîle kıldı.
Öyle ise, din bilgilerini öğretmeye ve fıkıh ahkâmını yaymaya, elinizden
geldiği kadar çalışınız. Bu ikisi bütün saâdetlerin başı, yükselmenin vâsıtası
ve kurtuluşun sebebidir...
Çok uğraşınız! Din adamı olarak ortaya çıkınız! Oradakilere
emr-i mârûf ve nehy-i münker yaparak, doğru yolu gösteriniz! Allahü teâlâ,
Müzzemmil sûresinin 19. âyetinde meâlen; (Rabbinin rızasına kavuşmak isteyen
için, bu elbette bir nasîhattir) buyurdu.
Kalp ile zikr yapmak için size izin verilmişti. Buna çalışmanız
da, ahkâm-ı şer'iyyeye yapışmanız ve nefs-i emmârenin azgınlığını gidermeniz
için yardımcı olur. Bu vazîfenizi de, elden bırakmayınız. Kendi hâllerinizi ve
sevdiklerinizi ve sevdiklerinizin hâllerini bilmediğiniz için üzülmeyiniz.
Hâlleri bilmemek, hiçbir şey ele geçirmemek olacağını sanmayınız!
Sevdiklerinizin hâlleri, sizin yüksekliğinizin aynalarıdır. Sizin hâlleriniz
onlara ışık salmakta ve görünmektedir...
Şeyh Hasan, sizi durduran direklerden biridir. Sizin kıymetli
yardımcınızdır. Eğer Mâverâünnehr veya Hindistan'a gitmek isterseniz orada
yerinizi tutacak Şeyh Hasan'dır. Ona elinizden gelen yardımı yapınız. Onu
gözetiniz! Onun, zarûrî olan din bilgilerini, bir an önce öğrenip bitirmesi için,
çok uğraşınız! Onun da Hindistan'a gelmesi, hem onun için, hem de sizin için
çok faydalı olur. Allahü teâlâ bizi ve sizi millet-i İslâmın doğru yolunda
bulundursun, (alâ sâhibihisselâtü vesselâm.)"


