Sâdık talebenin ilacı hocasına bağlılığıdır!
19/03/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
"İblisin en mühim işi talebe ile hoca
arasında soğukluk meydana getirmektir!"
Mevlânâ Abdülmecîd Şirvânî hazretleri Osmanlı âlimlerinden olup
kerâmetler sâhibi velîlerdendir. Azerbaycan’da Şirvan'da doğdu. Medrese
tahsilinden sonra tasavvufa meyletti. Mevlânâ Şehkubâd hazretlerinin
derslerinde kemâle eren Abdülmecîd Şirvânî hocasının vefâtından sonra onun
yerine geçti. Sonra Tokat'a giderek talebe yetiştirmeye başladı. 1564 (H.
972)’de orada vefât etti. Talebelerine âhirette pişmân olmamaları ve istenmeyen
durumlarla karşılaşmamaları için devamlı nasîhatlerde bulunurdu. Bu hususta
şöyle buyururdu:
"Maksada ulaşmak ve kurtuluşa erişmek iki şekilde olur.
Birisi Cennet'te, Cennet'in yüksek derecelerine kavuşmaktır. Bu, seçilmiş
kimselerin hâlidir. Diğeri ise, zamansız ve mekânsız, nasıl olacağı bilinmeyen
bir şekilde Allahü teâlânın cemâl-i ilâhîsini görmektir. Bunu elde edebilmek
için şu dört sebep vardır: 1) İmân. 2) Takvâ. Mürşid-i kâmilin yetişmiş ve
yetiştirebilen rehberin işâreti ile nefsle mücâdele yapılarak ahlâk
güzelleştirilir. Günahlardan tamâmen sakınılır. Allahü teâlâdan başka her
şeyden tamâmen yüz çevrilir. 3) Allahü teâlâya kavuşmak için vesîle
aramaktır... Birinci vesîle; Mürşid-i kâmilin terbiyesinde olmaktır. İkinci
vesîle; hoca, talebesini Resûlullah Efendimize ulaştırıp, irtibâtını temin
etmesidir. Bu iki vesîle ile, îmânın ve takvânın kemâline erilir. İslâmın bütün
emir ve yasaklarına ve tasavvuf yolunun bütün âdâblarına uyulur. Böylece
talebede mârifetullah, muhabbet, sevgi hâsıl olur. 4) Allah yolunda
cihâd."
Yine buyurmuşlardır ki: "İblisin en mühim işi talebe ile
hoca arasında soğukluk meydana getirmektir. Böylece talebe, dünyâda ve âhirette
hüsrana uğrayarak bedbaht olur. Bu durumda sâdık talebenin ilacı sevgi ile
hocasına bağlılığını yenileyip, aradaki soğukluğu gidermek ve ona tam teslim
olmaktır. Böylece şeytanın vesvesesini yıkmak, dünyâ ve âhiret saadetine
kavuşmak nasip olur."
"Müşfik ve şefkatli rehber yâni mürşid talebesini alçak
dünyâ için kızıp azarlamaz. Onların azarlamaları dünyâ için değildir. Zîrâ
dünyânın onların yanında sivrisinek kanadı kadar kıymeti yoktur. Onlar talebede
gördükleri bozuk ve uygun olmayan hâllere kızarlar. Kısaca kızmaları, dînin
emirlerine uymakta ve tasavvuf yolundaki edeplerde olan kusurları sebebiyledir."


