Seven, sevdiğine itâat eder...
24/02/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"Dünyâ sevgisi ve günahların istilâ
ettikleri kalpten nasıl hayır beklenir!"
İskilipli Bâkî Efendi Anadolu velîlerindendir. Çorum’un İskilip
kazasında doğdu. İstanbul'a giderek tanınmış ilim adamlarından din ve fen
ilimlerini tahsîl etti. Bu sırada gözlerine bir hastalık gelerek bir gözü kör
oldu. Sonra Kastamonu’ya giderek yıllarca Şâbân-ı Velî hazretlerinin dergâhında
hizmet etti. Tasavvuf yolunda ileri derecelere kavuştu. İcazet verilerek
Çorum’a gönderildi. Burada çok talebe yeiştirdi. 1589 (H.997)’da memleketini ve
talebelerini görmek için gittiği İskilip'te hastalanarak vefât etti.
Sohbetlerinde buyurdu ki: "Bir âlimin sakınması gereken en
önemli husus; Allahü teâlânın haram kıldığı şeylerden uzak durması ve dünyâya
gönül bağlamamasıdır."
"Dünyâ sevgisi ve günahların istilâ ettikleri kalpten nasıl
hayır beklenir!"
"Allahü teâlâya isyân ederken, O'nu sevdiğini açıklarsın.
Bu ise kıyasta acâibdir. Eğer sevgin doğru olsaydı, O'na itâat ederdin; çünkü
seven, sevdiğine itâat eder."
"Güzel ahlâkı, bir cümlede hülâsa eder misin?" diye
sorduklarında; "Kızmamaktır" buyurdu.
Talebelerine, sohbet ederken talebenin hocasına karşı göstermesi
gereken edepleri şöyle anlattı:
Talebe, doğru yolu öğrenmek isteyince, hocasına karşı tam olarak
boyun eğmesi ve itâat etmesi gerekir. Hattâ talebenin, hocasına karşı meyyit
gibi olması lâzımdır. Nasıl meyyit yıkayıcıya hiçbir şey şart koşmadan, îtirâz
etmeden teslimiyet gösteriyorsa, talebenin de hocasına, bu şekilde teslimiyet
göstermesi gerekir. Yoksa, teslimiyet ve itâat etme mertebesinden düşüp takvâ
ve doğru yol üzere bulunma derecesinden uzaklaşır. Talebe, özellikle hocasının
huzûrunda, nefsinin arzu ettiği bir şeyin iddiâsında bulunmamalıdır. Çünkü
böyle bir iddiâda bulunmak, talebenin en büyük hatâlarından olup, hocasının
gözünden düşmesine yol açar. Fakat talebenin, hocasının huzûrunda sâdece dinlemesi,
söze karışmaması, nefsine âit herhangi bir iddiâda bulunmasına mâni olur. Onun
en güzel şekilde hocasına tâbi olmasına yardımcı olur. Bu ise, zâten talebenin,
hocasının huzûrunda iken dikkat etmesi lâzım gelen hususlardandır. Talebe,
kendi derecesinin, hocasının derecesinden yüksek olduğunu düşünmemelidir.
Bilakis, her yüksek mertebeyi hocası için istemeli, Allahü teâlânın yüksek
ihsanlarını ve bol lütuflarını hocası için temenni etmelidir. Hakîkî talebe
böyle olur. Bu sebeple, en yüksek mertebelere çıkar.


