Şeytanın binbir hilesi vardır, aldanma sakın!
03/03/2026 Salı Köşe yazarı V.T
"O büyük Peygamber âhirete intikâl
ettikten sonra, ümmetine çeşitli bidatler işletelim!"
Ebû Sâlih Belhî hazretleri Tâbiîn devrinin tanınmış, hadîs ve
tefsîr âlimlerindendir. 670 (H.50) senesinde doğup, 752 (H.135) târihinde
Eriha'da vefât etti. İbn-i Abbâs, Ebû Hüreyre, Ebüdderdâ, Enes bin Mâlik, Muaz
bin Cebel (radıyallahü anhüm) ve daha başka sahâbeden hadîs-i şerîf rivâyet
etti.
Bir defâsında şöyle buyurdu: "Günâh işlendiği zaman,
(Allahümmağfir lî) Allah'ım! Beni bağışla demeli. Böyle yapmak, Allahü teâlâya
teslimiyet ve boyun eğmenin ifâdesidir."
Şeytanın hilelerine aldanmamak, bu hususda çok dikkatli olmak
gerektiğini şöyle anlatmıştır:
"Kim bir fenâlık yapar veya nefsine zulmeder de Allah'tan
mağfiret dilerse, Allah'ı çok bağışlayıcı, çok merhametli bulur"
meâlindeki Nisâ sûresinin yüz onuncu âyet-i kerîmesi nâzil olunca, şeytan
korkunç bir sesle feryâd etti. Sesi öyle yüksek çıktı ki, yeryüzündeki bütün
askerleri işitip, yanına geldiler ve; 'Nedir bu hâlin? Bu şiddetli feryâdın
sebebi nedir?' diye sordular. O da; 'Benim hîlelerim ile bu ümmete işlettiğim
günahların af ve mağfireti hakkında Muhammed'e bir âyet nâzil oldu' dedi.
Askerleri bunun hangi âyet olduğunu sorunca, Nisâ sûresi yüz onuncu âyetini
onlara okudu. Sonra şöyle dedi: 'Bu âyette Allah, istiğfâr edenlere af ve
mağfiretini vadetti. Allah'ın vâdinde dönmek yoktur... Şimdi düşünün. Acabâ
buna bir hîle yolu bulabilir misiniz?' Onlar; 'Hayır, biz böyle bir hîle yolu
bilmiyoruz' dediler. Bunun üzerine şeytan onlara; 'Hele siz gidip biraz
düşünün. Belki bir hîle yolu bulabilirsiniz. Bu arada ben de düşüneyim' dedi...
Şeytanın askerleri oradan ayrıldıktan bir süre sonra, şeytan
yine bir nâra attı. Bütün askerleri tekrar toplanıp geldi. Şeytan onlara; 'Bir
yol bulabildiniz mi?' diye sorunca, onlar; 'Hayır!' cevâbını verdiler. Şeytan;
'Ben bir hîle yolu buldum!' dedi. Avânesi bunun ne olduğunu sorunca şöyle dedi:
'O büyük Peygamber âhirete intikâl ettikten sonra, ümmetine
güzel amel sûretinde çeşitli bidatler işletelim. Bunları ne Peygamberler, ne
halîfeleri ne de eshâbı yapmış olsun! Böyle amelleri onlara güzel göstermek
sûretiyle, onlar o bidatleri sünnet sanıp ısrârla üzerine düşüp yaparlar. O
yaptıkları amelden de tövbe ve istiğfâr etmezler. Bu işledikleri bidatlerle
onların Cehennem'e girmelerini sağlar, murâdınıza erersiniz' dedi."
Allahü teâlâ cümlemizi şeytanın şerrinden muhâfaza eylesin.
Âmin!..


