"Allah'ı anmaya mâni olan her şeyi düşman bilmeli!"
03/04/2026 Cuma Köşe yazarı V.T
"Müslümanların ayıplarını örtmek, gizli
günahlarını yaymamak ve kusurlarını affetmek çok sevaptır."
Ebû Muhammed Hasenî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup
Hazret-i Hasan'ın soyundandır. Fas’ta yaşadı. 1228 (H. 625) senesinde vefat
etti. Büyük evliyâdan Abdurrahmân bin Zeyyât hazretlerinin terbiyesinde yetişti
ve icazet verilerek talebe yetiştirdi. En meşhur talebesi Ebü'l-Hasan
Şâzilî'dir. Sohbetlerinde Buyururdu ki:
"Dünyâ kirinden temizlen. Arzu ve isteklerine meylettiğin
zaman onu tövbe ile düzelt. Allahü teâlânın sevgisine yapış. Allah sevgisi öyle
bir şeydir ki, her iyilik, hayır ve üstünlüğün esası odur.”
“Sevaba kavuşamayacağın yere ayağını koyma. Günah işlemeyeceğin
yere otur. Başka yere oturma.”
“Allahü teâlânın beğendiği işleri yapmakta yardım isteyeceğin
kimseden başkası ile oturup kalkma.”
“En güzel nasîhatçi seni Mevlâ'ya sevk edendir.”
“Kendisi hatırlanınca, Allahü teâlâyı hatırlatanlarla berâber
ol."
"Müslümanların ayıplarını örtmek, gizli günahlarını
yaymamak ve kusurlarını affetmek çok sevaptır. Küçüklere, emri altında
bulunanlara fakirlere merhamet etmelidir. Kusurlarını yüzlerine vurmamalıdır.
Olur olmaz sebeplerle o zavallıları incitmemeli, dövmemeli ve sövmemelidir. Hiç
kimsenin dînine, malına, canına, şerefine, nâmusuna saldırmamalı, herkese olan
borçları ödemelidir. Rüşvet almak, vermek haramdır. Yalnız, zâlimin zulmünden
kurtulmak için ve ikrâh, tehdîd edilince vermek, rüşvet olmaz. Fakat bunu da
almak haram olur. Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü teâlâya karşı
yaptığı kabahatleri düşünmelidir. Allahü teâlânın, kendisine cezâ vermekte
acele etmediğini, rızkını kesmediğini bilmelidir. Ananın, babanın, hükûmetin,
şeriate uygun emirlerine itaat etmeli, şeriate uygun olmayanlara isyân
etmemeli, karşı gelmemeli, fitneye sebep olmamalıdır."
"İtikatı düzelttikten ve fıkhın emirlerini yaptıktan sonra,
bütün zamanları, Allahü teâlânın zikri ile geçirmelidir. Zikre büyüklerin
bildirdiği gibi, devam etmelidir. Zikre, yâni kalbin, Allahü teâlâyı
hâtırlamasına, anmasına mâni olan her şeyi, kendine düşman bilmelidir. Şeriate
ne kadar çok yapışılırsa, Onu anmanın lezzeti artar. Şeriate uymakta,
gevşeklik, tembellik arttıkça, o lezzet de azalır ve kalmaz olur."


