Keramet, üstünlük müdür?
12/02/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
Sual: İnsanların çoğu, bir kimsede olağanüstü bir şey görünce, o kimseyi büyük ve evliya bilmektedirler, bu doğru mudur?
Cevap: Hakiki
Müslüman, batıl inançlara inanmaz. Sihir, büyü, uğursuzluk, fal, efsun,
Kur'ân-ı kerimden başka şeyler yazılı muska, mavi boncuk, kehanet ve benzeri
şeylere, bunların muhakkak iş yapacaklarına, mezarlara mum dikmeye, tel ve
iplik bağlamaya itibar etmez ve keramet sahibi olduğunu söyleyen sahtekârlara
ancak güler. Batıl, bozuk şeylerin çoğu, başka dinlerden İslamiyete
sokuşturulmuştur.
Bazı din adamlarından keramet bekleyenlere büyük İslam âlimi
İmâm-ı Rabbânî hazretleri şöyle buyurmaktadır:
“İnsanlar, din adamlarından, keramet beklerler. Bunların
bazılarının kerameti yoktur, ama diğerlerinden daha ziyade Allahü teâlâya
yakındır. En büyük keramet, İslamiyeti iyi öğrenmek ve ona uygun
yaşayabilmektir.” Îmâm-ı Rabbânî hazretleri, başka bir mektubunda yine
buyuruyor ki:
“Harikalar, kerametler ikiye ayrılır:
Birincisi, Allahü teâlânın zatına, sıfatlarına ve işlerine ait
olan bilgiler ve marifetlerdir. Bunlar, akıl ile, düşünmekle elde edilemez.
Allahü teâlâ, seçtiği kullarına ihsan eder.
İkincisi, madde âlemindeki gaybları bilmektir. Bu keramet,
seçilmiş kullara verildiği gibi, kâfirlere de verilir. Kerametlerin birincisi
kıymetlidir. Bunlar, doğru yolda bulunanlara, Allahü teâlânın sevdiklerine
verilir. Cahiller ise, ikincisini kıymetli sanırlar. Keramet deyince, yalnız
bunları anlarlar. Açlıkla ve insanlardan kaçarak, nefislerini temizleyen her insan,
mahlukların gayblarını haber verir. İnsanların çoğu, hep dünyayı düşündükleri
için, böyle haber verenleri evliya sanır. Hakikatten haber verenlere kıymet
vermezler. Bunlar evliya olsalardı, bizim hallerimizden haber verirdi, derler.
Bu bozuk ölçüleri ile, Allahü teâlânın sevdiği kullarını inkâr ederler.”
Sual:
Yolculukta yol üzerinde bulunan mescitlerde, her gelen yolcu ezan ve kamet okur
mu?
Cevap: Yollarda
bulunan veya imamı ve müezzini bulunmayan ve cemaati belli kimseler olmayan
camilerde, çeşitli zamanlarda gelenler, bir vaktin namazı için, çeşitli
cemaatler yaparlar. Her cemaat için, ezan ve ikamet okunur. Böyle camide,
yalnız kılan da, ezan ve ikameti kendi işiteceği kadar sesle okur.


