Teravih namazı kılmak sünnettir
21/02/2026 Cumartesi Köşe yazarı O.Ü
Sual: Teravih namazını, kadın, erkek her Müslümanın kılması gerekir mi, cemaatle kılınması ve camiye gidilmesi şart mıdır?
Cevap: Teravih
namazı ile alakalı olarak Nûr-ül-îzâh şerhinde ve hâşiyesinde buyuruluyor ki:
“Erkeklerin ve kadınların, yirmi rekat teravih namazı kılması,
sünnet-i müekkededir. İnanmayan sapıktır ve şahitliği kabul olmaz. Resulullah
Efendimiz, birkaç gece, teravihi cemaatle sekiz rekat olarak kıldı. Evlerine
gidince, yirmi rekate tamamladılar. Yalnız olarak yirmi rekat kıldığı da
bildirilmiştir. Dört mezhebde de yirmi rekattir. Sünnet olduğu buradan
anlaşıldı. Üç halife ve zamanlarındaki Eshab-ı kiramın hepsi, cemaatle yirmi
rekat kıldılar. Bu halifelere ve Eshab-ı kiramın icmaına uymamız, hadis-i şerif
ile emrolunmuştur.”
Teravih namazı, yatsının son sünnetinden sonra ve vitirden önce
kılınır. Bir kimse, yatsıyı kılmadan önce teravihi kılamaz. Vitirden sonra ve
sabah namazına kadar kılınabilir. Fecir doğunca kılınamaz, kaza da edilmez.
Çünkü teravih kuvvetli sünnet ise de, akşam ve yatsının son sünnetleri kadar
kuvvetli değildir. Bu sünnetler ise, kaza edilmez. Yalnız farz namazlar ile
vitrin kazası lazımdır. Teravih namazı, Şâfiide kazâ edilir.
Teravihi cemaat ile kılmak, sünnet-i kifayedir. Camide cemaatle
kılınınca, başkaları evde yalnız kılabilir, günah olmaz. Fakat, camideki cemaat
sevabından mahrum kalır. Evde, bir veya birkaç kişi, cemaatle kılarsa, yalnız
kılmaktan yirmiyedi kat fazla sevap kazanılır.
Her iki rekatte bir selam verilip, hemen sonraki rekate
kalkılır. Yahut dört rekatte bir selam verilir. Her dört rekat arasında, dört
rekat kılacak kadar oturup, salevat veya tesbih okunur veya sessizce oturulur.
İki rekatte bir selam vermek ve her iftitah tekbirinde niyet etmek daha iyidir.
Yatsıyı cemaatle kılmayanlar, toplanıp da, teravihi cemaatle
kılamazlar. Çünkü teravihin cemaati, farzın cemaati olması lazımdır. Yatsıyı
cemaatle kılmayan bir kimse, farzı yalnız kılıp, sonra teravihi kılan cemaate
katılabilir.
Sual:
Hastanın, hamile kadının ve harp eden askerin oruç tutması gerekir mi?
Cevap: Hasta,
hastalığı artacak ise, hamile kadın, süt veren kadın, harp eden asker zayıf
olursa, oruç tutmaz. İyi olunca kaza eder.


