Padişahın iltifâtına mazhar olan mübarek zat...
28/02/2026 Cumartesi Köşe yazarı V.T
İkinci Mahmûd Han, saraya dâvet ettiği
Harputlu Abdurrahmân Efendiye "Siz benim hocamsınız" dedi...
Harputlu Abdurrahmân Efendi Anadolu velîlerindendir. 1756
(H.1169) târihinde Elâzığ’ın Sivrice ilçesine bağlı Çöke köyünde doğdu. İlk
tahsîlinden sonra Diyarbakır'da zamanın büyük âlimlerinden ilim öğrendi. Sonra
İstanbul'a gitti. Bir gün vakit namazını kılmak için girdiği Ayasofya Câmii'nin
duvarında asılı bir levhaya gözü takıldı. Levhanın altındaki kâğıtta; "Bu
levhadaki ibâreyi, her kim doğru olarak hâllederse,
mükâfatlandırılacaktır" yazıyordu. Hemen bir kâğıda ibâreyi bütün
kâideleri ile çözen Abdurrahmân-ı Harpûtî, kâğıdın altına "Daha başka
mânâların da mevcûd olduğu ibâreden anlaşılmakta ise de, kâğıdım olmadığı için
bu kadarıyla iktifâ edilmiştir" diye bir şerh koyarak adını ve adresini
yazdı ve tahlilnâmelerin içine bıraktı. Ertesi gün kâğıtlar sultânın huzûrunda
teker teker tetkik edildi. Bu tetkik esnasında Abdurrahmân Efendinin yaptığı
tahlilin diğerlerine göre, daha yüksek bilgilerle donatılmış olduğu anlaşıldı
ve Abdurrahmân Efendi irâde-i seniyye ile saraya dâvet edildi. Kendisine
mesleğinin gereği kıyâfetler giydirilerek Sultân'ın huzûruna çıkarıldı. İkinci
Mahmûd Han; "Siz benim hocamsınız" diyerek yanına oturttu ve büyük
iltifâtlarda bulundu. Üsküdar'da bir ev verildi ve evlendirildi. 1851 (H.1267)
senesinde Üsküdar'daki evinde vefât etti...
Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:
"Birisi, rüyâsında Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)
Efendimizi gördü. Evliyâdan bir grup ile bir yerde oturuyorlardı. Herkes, O'nu
dinliyordu. Birden semânın kapıları açıldı. Elinde ibrik ve leğen ile bir melek
geldi. Melek, ibrik ve leğen ile herkesin önüne geliyor, orada bulunanlar
ellerini yıkıyordu. Rüyâyı gören kimse en sonda bulunuyordu. Sıra ona gelince;
'Leğeni kaldırın. O, bu tâifeden değildir' dediler. Melek de leğeni alıp
götürdü. O kimse, Peygamber Efendimize dönerek; 'Yâ Resûlallah! Ben bunlardan
değilim ama, biliyorsunuz ki, sizi ve bunları çok seven birisiyim' dedi.
Peygamber efendimiz; (Bunlara muhabbet eden bunlardandır) buyurdu. Bunun
üzerine melek, leğenle ibriği getirdi, o kimse de elini yıkadı. Peygamber
Efendimiz o kimseye dönüp tebessüm ettiler ve; (Bize muhabbet ettikçe
bizimlesin) buyurdular. O kimse bu rüyâdan sonra bu yolun büyüklerinden biri
oldu."


