İyi kimselere yaklaş kötülerden uzaklaş!
04/04/2026 Cumartesi Köşe yazarı V.T
"Vaazların özü ve nasihatlerin
kıymetlisi, Allah adamları ile buluşmak, onlarla birlikte bulunmaktır."
Seyyid Âdem Bennûrî hazretleri evliyânın büyüklerinden olup
İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin talebelerindendir. Hindistan'da Serhend'in Bennûr
kasabasında doğdu. Önceleri İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin halîfelerinden olan
Hâce Hıdır'dan feyiz aldı. Sonra Hâce Hıdır'ın işâreti ile İmâm-ı Rabbânî
hazretlerinin huzurlarına kavuştu. Birkaç ay gibi kısa bir müddette, eşsiz
derecelere ulaştı. İmâm-ı Rabbânî, Seyyid Âdem-i Bennûrî'ye icâzet verip,
insanlara doğru yolu göstermek vazîfesi ile Bennûr'a gönderdi. Bir sohbetinde
şunları anlattı:
Yüksek üstadım İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyurdular ki:
Vaazların özü ve nasihatlerin kıymetlisi, Allah adamları ile buluşmak, onlarla
birlikte bulunmaktır. Allah adamı olmak ve İslâmiyete yapışmak da,
Müslümanların çeşitli fırkaları arasında, kurtuluş fırkası olduğu müjdelenmiş
olan, Ehl-i sünnet vel-cemaatin doğru yoluna sarılmaya bağlıdır. Bu büyüklerin
yolunda gitmedikçe, kurtuluş olamaz. Bunların anladıklarına tâbi olmadıkça,
saadete kavuşulamaz.
Akıl sahipleri, ilim adamları ve evliyânın keşifleri, bu
sözümüzün doğru olduğunu bildirmektedirler. Yanlışlık olamaz. Bu büyüklerin
doğru yolundan hardal tânesi kadar, pek az ayrılmış olan bir kimse ile
arkadaşlık etmeyi, öldürücü zehir bilmelidir. Onunla konuşmayı, yılan sokması
gibi korkunç görmelidir.
Allah'tan korkmayan ilim adamları, hangi fırkadan olursa olsun
din hırsızlarıdır. Bunlarla konuşmaktan, arkadaşlık etmekten de sakınmalıdır.
Dinde hâsıl olan bütün fitneler, bu azılı din düşmanlığı, hep böyle kimselerin
bıraktıkları kötülüktür. Dünyalık ele geçirmek için, dînin yıkılmasına yardım
ettiler. Bekara sûresinin onaltıncı âyet-i kerimesinde meâlen, (Hidâyeti
vererek, dalâleti satın aldılar. Bu alışverişlerinde bir şey kazanmadılar.
Doğru yolu bulamadılar) buyuruldu. Bu âyet-i kerime, bunları bildirmektedir.
İblîsin rahat, sevinçli oturduğunu, kimseyi aldatmakla
uğraşmadığını gören bir zat, "Niçin insanları aldatmıyorsun, boş
oturuyorsun?" deyince, "Bu zamanın kötü din adamları, benim işimi çok
güzel yapıyorlar, insanları aldatmak için bana iş bırakmıyorlar" demişti.
Biliyorsunuz ki, bu fakir, söyleyerek ve yazarak, iyi kimselerle konuşmanın
önemini anlatmaya uğraşıyorum. Kötü kimselerle arkadaşlıktan kaçınmasını tekrar
tekrar bildirmekten usanmıyorum. Çünkü, işin temeli bu ikisidir.


