Zekâtı verilmeyen mallar
05/03/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
Sual: Bazı kimseler, dünyada zekâtı verilmeyen malların, ahirette azab aleti olarak, insana geri çevrileceğini söylüyorlar. Gerçekten böyle midir, böyle bir şey var mıdır?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak Riyâd-un-nâsıhîn kitabında deniyor ki:
“Hazrete-i Alî naklediyor: Resulullah Efendimiz 'Veda Haccı'nda
buyurdu ki: (Malınızın zekâtını veriniz! Biliniz ki, zekâtını vermeyenlerin,
namazı, orucu, haccı ve cihadı ve imanı yoktur.) Yani,
zekât vermeyi vazife bilmez, farz olduğuna inanmaz, vermediği için üzülmez,
günaha girdiğini bilmezse, imanı gider. Senelerle zekât vermeyenlerin zekât
borçları birikerek, bütün malını kaplar. Malı kendinin sanıp, Müslümanların
hakkını hatırına bile getirmezler. Böyle kimseler, Müslüman olarak tanınır.
Fakat bunlardan, imanını kurtaran pek nadir olur. Zekât vermek, Kur’ân-ı
kerimin otuziki yerinde, namazla birlikte emredilmektedir. Tövbe suresi, 34.
âyet-i kerimesi, böyle kimseler için olup, burada mealen; (Malı,
parayı biriktirip zekâtını, Müslüman fakirlerine vermeyenlere çok acı azabı
müjdele!) buyurulmaktadır. Bu azabı, bundan sonraki âyet-i
kerime bildirmekte olup, mealen; (Zekâtı verilmeyen mallar, paralar, Cehennem
ateşinde kızdırılıp, sahiplerinin alınlarına, böğürlerine, sırtlarına mühür
basar gibi bastırılacaktır) buyurulmuştur.”
İmâm-ı Gazâlî hazretleri de buyuruyor ki:
“İnsanlardan her biri, dünyada sımsıkı sakladıkları malı
boyunlarına geçirmişlerdir. Deve zekâtını vermeyenlerin, boynuna deve yüklenir.
Sığır, koyun zekâtı vermeyenler de, böyle olur. Bunların feryatları âdeta gök
gürlemesi gibidir. Ekin zekâtını, yani uşrunu vermeyenlerin boynuna ekin
denkleri yüklenir. Eğer buğday ise, buğday, arpa ise arpa yani hangi cinsten
ise o dolmuştur ki, ağırlığından altında, 'vâveylâ, vâseburâ' diye bağırırlar.
Altın, gümüş ve kâğıt para ve sair ticaret malı zekâtından vermeyenler de,
dehşetli bir yılanı yüklenirler ki, değirmen taşlarını yüklenmiş kadar ağırlığı
vardır. Feryat edip bağırırlar, bu nedir, derler. Melekler onlara; (Bunlar,
dünyada zekâtını vermediğiniz mallarınızdır) derler. İşte
bu hâl, Âl-i îmrân suresinin mealen; (Dünyada esirgedikleri, kıyamet günü
boyunlarına takılır) olan, 180. âyet-i kerimesi ile
bildirilmiştir.”


