“Sünneti yaymaya, bidatleri yok etmeye çalışmalıdır!"
29/03/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
"Müslümanların, Ehl-i sünnet âlimlerinin
bildirdikleri doğru itikâd üzere olmalarına uğraşmalıdır."
Mevlânâ Abdülvehhâb Müttekî hazretleri Hindistan'da yetişen
meşhûr velîlerdendir. Mendev'de doğdu. 1592 (H.1000) senesinden sonra Mekke'de
vefât etti. İlim öğrenmek için zamânının önemli ilim merkezlerine gitti.
Âlimlerden ders aldı. Sohbetlerinde bulundu. Daha sonra Mekke-i mükerremeye
gitti. Hadîs âlimi ve velî Şeyh Ali Müttekî hazretlerinin derslerine devam
ederek icazet aldı. Kendisine dediler ki: "Tâlibin devamlı zikirde olması
lâzımdır, diyorlar. Bu nasıl olur?" Buyurdu ki: "Hayırlı amelle
meşgûl olan, dâimâ zikirdedir. Namaz kılmak zikirdir. Kur'ân okumak zikirdir.
Din ilimleri öğretmek ve öğrenmek zikirdir. Her hayırlı amel zikirdir."
"Selef-i sâlihînin yolu, çeşit çeşit iyi işleri yapmak, ahlâkını
güzelleştirmek ve ilmi yaymaktı."
Sohbetlerinde buyurdu ki:
"İlim gıdâ gibidir. Ona bir zaman ihtiyaç vardır. Faydası
da herkesedir." "Dünyâya âit olsun, âhirete âit olsun, bütün
işlerinde Allahü teâlâdan başka hiçbir şeye iltifat etmemeni, O'ndan başka
hiçbir şeye güvenmemeni sana tavsiye ederim. Bütün işler, Allahü teâlânın emri
ve dilemesi ile olur. O hâlde sen, işleri takdîr edip Yaratana dön. O'na yönel
ve O'ndan başka hiçbir şeyin rızâsını O'nun rızâsından üstün tutma.”
“Bir kimsenin kalbinde Allahü teâlânın heybeti, azameti, korkusu
yerleşince, işlerin zorluğu, meşakkatli olması o kimseden uzaklaşır. Yâni,
işler o kimseye meşakkatli ve güç gelmez. O kimse öyle bir hâle gelir ki, bütün
bela ve sıkıntılar, ona iki rekat namaz kılmaktan daha kolay ve daha hafif
gelir."
“Bütün gayretle, sünnetin yayılmasına ve bidatlerin yok
edilmesine çalışmalı, Müslümanların, Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri
doğru itikâd üzere olmalarına uğraşmalıdır. Bu işle uğraşmadan yapılan zühd ve
ibâdeti; kör, kötürüm ve ihtiyârlar da yapar.”
"Mümin kimse küçük günahları da büyük görür. Peygamber
efendimiz; (Mümin kimse, günahını dağ gibi görüp, kendi üzerine düşeceğinden
korkar. Münafık ise, günâhını burnu üzerine konan ve hemen uçan sinek gibi
görür) buyurdu."
“Allah adamlarının iğnesini (dokunaklı sözlerini) ilâç gibi
bilmelidir. Çünkü bu taifenin celâli, cemâl ile karışıktır. Yanî kızmalarında
da merhamet vardır.”
“İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak, Allahü teâlânın
beğendiği, Resûlullahın sevdiği ve büyük evliyânın özendiği bir ahlâktır.”


