"Komşunuzun bir şeye ihtiyacı varsa verin!.."

24/03/2024 Pazar Köşe yazarı V.T

"Komşunuz bir felâkete uğradığında, sizin güler yüzünüze ihtiyâcı olduğunu unutmayın..."

 

 

Nûreddîn Berîfkânî hazretleri evliyânın büyüklerindendir. 1789 (H.1204) târihinde Kuzey Irak’ta Berîfkan köyünde doğdu. Önce Kur’ân-ı kerîmi hatmetti. Sonra fazîlet sâhibi birçok âlimden ilim öğrendi. Şeyh Hâc Mahmûd Celîlî hazretlerinden Kâdiriyye yolunun edeplerini öğrendi. Sonra da Bağdat’a giderek Nakşibendî yolu büyüklerinden Şeyh Nûr Muhammed Hindî hazretlerine talebe oldu. Hocası kendisine icâzet vererek memleketinde gönderdi. 1850 (H.1267) târihinde vefât etti. Kitâb-ul-Büdûr adlı eseri meşhurdur. Bu kitabında şöyle anlatır:

 

"Kalb kırmak, Allahü teâlânın lütfunu incitmektir. Neye uğrarsa uğrasın, sâlih kimse, aslâ kimseye kötü söylememeli ve lânet etmemelidir. İnsanların kabahatlerini açıklamamalıdır."

 

"Komşunuz borç isterse verin. Başka şeye ihtiyaç duyarsa, verin. Hastalık ve felâkete uğradığında, sizin güler yüzünüze ihtiyâcı var ise ona güleryüz gösterin. Vefât edince, cenâzesine katılın ve kurtulması için duâ edin."

 

"Ehl-i sünnet îtikâdını, farzları ve haramları öğrenmek farzdır. Bunları öğretmek, kendine lâzım olandan başka fıkıh bilgilerini öğrenmek ve Kur'ân-ı kerîmin tefsîrini ve hadîs ilmini öğrenmek farz-ı kifâyedir. Fıkıh bilgileri, Kur'ân-ı kerîmden ve hadîs-i şerîflerden öğrenilmesi farz olan bilgilerdir. Fıkıh kitabı okuyan mukallidler, âyetten ve hadîsten hüküm çıkarmak ihtiyâcından kurtulur. Farz-ı kifâye olanları bilen, yapan var iken, bunları öğrenmek müstehâb olur. Bunları yapmak nâfile ibâdet olur. Namaz kılacak kadar Kur'ân-ı kerîm ezberleyen kimsenin, boş zamanlarında daha çok ezberlemesi, nâfile namaz kılmasından daha çok sevâb olur. İbâdetlerinde ve günlük işlerinde lâzım olan fıkıh bilgilerini öğrenmesi ise, bundan daha çok sevâb olur. Lüzûmundan fazla fıkıh bilgilerini öğrenmek de, nâfile ibâdetlerden daha sevaptır. Lüzûmundan fazla fıkıh bilgisi öğrenirken, tasavvuf bilgilerini ve hakîmlerin yâni Allahü teâlâya ârif olanların sözlerini ve hayatlarını öğrenmesi de müstehâb olur. Bunları okumak, kalbde ihlâsı arttırır. Derin âlimler, fıkıh bilgilerini, âyet-i kerîmelerden ve hadîs-i şerîflerden çıkarmışlardır. Bunlar, ancak fıkıh kitaplarından ve fıkıh âlimlerinden öğrenilir."