Şabân ayının fazîleti -1-
19/01/2026 Pazartesi Köşe yazarı R.A
Şabân-ı şerîf, hayırların çoğaldığı,
bereketlerin indiği, hatâların terk edildiği, günâhların örtüldüğü bir aydır...
İçerisinde "Regâib" ve "Mi'râc"
kandillerinin bulunduğu ve ilk Peygamber Hazret-i Âdem aleyhisselâmdan beri
kıymetli bir ay olan Recebü’l-ferd ayı çabucak geçiverdi. Yarın
idrakiyle şerefleneceğimiz, İslâm dîninde özel yeri
bulunan ve “üç aylar”ın 2.si, hicrî-kamerî senenin de 8.si
olan “Şa'ban”
ayı, “Peygamber Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) ayı” olarak
anılmaktadır.
Zira bir hadîs-i şerîfte: “Recep ayı, Allahü teâlânın ayı; Şa’bân benim
ayım, Ramazân da benim ümmetimin ayıdır. Şa’bân ayı, günâhlar için keffâret
ayı, Ramazân ayı ise, günâhların temizleyicisi olan bir aydır” buyurulmuştur.
Şa’bân ayının
şefâate vesîle olduğu, muhabbet ve hizmet ayı olduğu da ifâde edilmiştir. Sağlığı
yerinde olan, Şa’bân ayının çoğunu, hattâ tamâmını oruçlu geçirebilir. Ama
bünyesi zayıf olanların, Şa’bân ayının 15’inden sonra nâfile oruç
tutmayıp, farz olan Ramazân-ı şerîf orucuna hâzırlanmaları iyi
olur.
Şa’bân-ı şerîf, hayırların çoğaldığı, bereketlerin indiği,
hatâların terk edildiği, günâhların örtüldüğü bir aydır. Âişe vâlidemiz (radıyallahü
anhâ) buyurmuştur ki:
“Resûlullahın, [Ramazân
ayı müstesnâ olmak üzere] hiçbir ayda, Şa’bân ayından daha çok
oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şa’bân ayının tamâmını oruçlu geçirirdi.” [Buhârî]
Resûlullah Efendimize, Şa’bân ayında niçin çok oruç tuttuğu
sorulduğu zaman, şöyle cevap vermiştir: “Şa’bân, öyle fazîletli bir aydır ki, insanlar
bundan gâfildirler. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de,
amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” [Nesâî]
Bu konudaki diğer 2 hadîs-i şerîf de şöyledir: “Ramazân
ayından sonra en faziletli oruç, Şa’bân ayında tutulan oruçtur.” [Tirmizî] “Şa’bân
ayında üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.”
İçerisinde “Berât” kandilinin
bulunduğu Şa’ban ayı, Receb ile Ramazan ayları arasında bir köprü
mesâbesindedir. Bilindiği gibi, Şa’bân ayının 14.
gününü 15. gününe bağlayan gece, mübârek “Berât (veya Berâet) Kandili”dir.
Sevgili Peygamberimiz, hadis-i şeriflerinde buyurmuşlardır ki:
“Şa’bânın
15. gecesini ibâdetle, gündüzünü de oruçla geçirin. O gece, Allahü teâlâ
buyurur ki: ‘Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim.
Dertli yok mu, sıhhat, âfiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim.’ Bu
hâl, sabaha kadar devâm eder.” [İbn-i Mâce]
“Sâlih
akrabâyı terk eden, ana-babaya âsî olan da, bu gece affa kavuşamaz.” (Beyhekî).
[Burada, şu husûsu önemle belirtelim ki, Ehl-i
sünnet i’tikâdına göre, içki içmek, cimrilik, kin gütmek,
ana-babaya isyân… gibi günâhları işleyen kâfir olmaz. Îmânı düzgün
ise, günâhlarının cezâsını çektikten sonra Cennete girer. Sevâpları
günâhlarından daha çok ise, Cehenneme girmeden de Cennete gider.]
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
“Şu
beş gecede yapılan duâ geri çevrilmez. Regâib gecesi, Şa’bânın 15. [Berât]
gecesi, Cum’a gecesi, Ramazân Bayramı ve Kurbân Bayramının 1. geceleri.) [İbn-i
Asâkir]


