Namaz, İslamın ikinci şartıdır...

10/03/2019 Pazar Köşe yazarı S.K

Allahü tealanın en razı olduğu, beğendiği ibadet olan namazlarımızı şartlarına ve edeplerine uygun olarak evvel vaktinde kılmalıyız.

 

İslam dininde, imandan sonra en kıymetli ibadet namazdır. Namaz, İslamın ikinci şartıdır. İslam âlimleri namaz ile ilgili müstakil eserler yazmışlar. Ayrıca sohbetlerinde, yakınlarına ve sevdiklerine yazdıkları mektuplarında namazın önemini, şartlarına ve adabına uygun olarak kılmak gerektiğini her zaman anlatmışlar. İslam âlimlerinin büyüklerinden İmam-ı Rabbani hazretleri (Mektubat) kitabının 1. cild, 266. mektubunda  özetle  buyuruyor ki:

"İmanı, itikadı düzelttikten sonra, fıkıh ahkâmını, [yani dinimizin emrettiği ve yasak ettiği işleri] öğrenmek, elbette lazımdır. Farzları, vacipleri, helal ve haramları, sünnet ve mekruhları ve şüphelileri lüzumu kadar öğrenmeli ve bu bilgi ile hareket etmelidir. Fıkıh [ilmihal] kitaplarını öğrenmek, her Müslümana lazımdır. Allahü teâlânın emirlerini yapmaya, O’nun beğendiği gibi yaşamaya çalışmalıdır. Onun en çok beğendiği ve emrettiği şey, her gün beş vakit namaz kılmaktır. Namaz, dinin direğidir. Namazın, öneminden ve nasıl kılınacağından birkaç şey bildireceğim. Can kulağı ile dinleyiniz! Önce, sünnete [yani fıkıh kitaplarında yazılana] tam uygun olarak, abdest almalıdır. Namaz, müminlerin miracıdır. Farz namazları cemaat ile kılmaya çok dikkat etmeli, hatta birinci tekbiri imam ile beraber almayı kaçırmamalıdır.

Namazları vaktinde kılmak [ve vaktinde kıldığını bilmek] şarttır.  Rüku’da ve secdelerde hareketsiz durmak lazımdır. Rükudan kalkınca, öyle dik durmalıdır ki, kemikler yerlerine yerleşsin. Bundan sonra, bir miktar, bu şekilde durmak farzdır veya vacip demişlerdir. İki secde arasında oturmak da böyledir. Bunlara çok dikkat etmelidir. Secdeye yatarken, önce dizler, sonra eller, daha sonra burun, en sonra da alın konur. Dizlerden ve ellerden, evvela sağlar yere konur. Secdeden kalkarken, evvela alın kaldırılmalıdır. Ayakta iken, secde yerine, rükuda iken ayaklara, secdede burun ucuna ve otururken iki ellere veya kucağına bakılır. Bu söylediğimiz yerlere bakıp da, gözler etrafa kaymaz ise, namaz, cemiyetle kılınabilir. Yani kalp, dünya düşüncelerinden kurtulabilir. Huşu hasıl olur. El parmaklarını rükuda açmak ve secdede birbirlerine yapıştırmak sünnettir. Parmakları açık yahut bitişik bulundurmak sebepsiz, boş şeyler değildir..."

Hülasa, önce Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarında bildirdiklerine uygun olarak itikadımızı düzeltmeliyiz. Sonra farzları, vacipleri, helal ve haramları, sünnet ve mekruhları ve  şüphelileri öğrenmeli ve Allahü tealanın en razı olduğu, beğendiği ibadet olan namazlarımızı şartlarına ve edeplerine uygun olarak evvel vaktinde kılmalıyız.