Kalbin hasta olmasının dört alâmeti vardır...
04/01/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
Kalbi hasta olan ibâdetten tad almaz.
Allah'tan korkmaz. İbret gözüyle bakmaz. Nasîhat dinlemez!
Ebü'l-Fadl Abbâs hazretleri hadîs âlimlerinin meşhûrlarındandır.
Evliyâdan Ebû Bekr Hafîd'in torunudur. 900 (H. 288) senesinde vefât etti.
Zünnûn-i Mısrî ve Bâyezîd-i Bistâmî hazretleriyle sohbet etmiştir. Hadîs-i
şerîf öğrenmek için memleketleri gezerdi. Evliyânın meşhûrlarından ve Şam'ın
güzel kokulu çiçeği diye meşhur Ahmed bin Ebi'l-Havârî hazretlerinden hadîs-i
şerîf okudu. Gündüzleri oruç tutar, geceleri çok namaz kılardı. İnsanlara doğru
yolu gösterir, İslâmiyetin emirlerine sıkı sarılmaları için gayret sarfederdi.
Vaaz ve nasîhatlar ederdi. Bu sebeple "El-Vâiz" lakabıyla meşhûr
oldu.
Hasan bin Muhammed Nişâbûrî annesinden şöyle nakletti: Annem
vefât etmeden önce bana; "Sana hâmile iken babandan izin alıp Abbâs bin
Hamza'nın sohbet ettiği yere gittim. Münâsip bir yere durup, onu dinledim.
Sohbetini bitirince; 'Ayağa kalkınız' dedi. Herkes kalktı ve hep birlikte
ellerini açıp duâ etmeye başladılar. Ben de el açıp; 'Yâ Rabbî! Bana ilim
sâhibi sâlih oğul ihsân et' diye duâ ettim. Sonra eve döndüm. Gece bir rüyâ
gördüm, bir zât bana; 'Müjde Allahü teâlâ senin duânı kabul buyurdu. Sana bir
erkek evlâd verecek. O âlim ve uzun ömürlü olacak' dedi." Hasan bin
Muhammed bunu anlattıktan dört gün sonra vefât etti. Annesinin rüyâsında
müjdelendiği gibi âlim ve uzun ömürlü bir zât idi...
Abbâs bin Hamza hazretleri, hocası Zünnûn-i Mısrî'nin şöyle
buyurduğunu nakletmiştir: "İnsanlar neyi istediklerini bilselerdi, arzu
ettikleri şey için verdikleri onlara zor gelmezdi." "Ey Allahım! Ben
nasıl senin rızân için çalışmayayım, çünkü sen beni yoktan var ettin ve
İslâmiyetle şereflenmemi nasîp ettin."
Abbâs bin Hamza hazretleri buyurdu ki:
Hocam Ahmed bin Ebi'l-Havârî, hocası Ebû Süleymân Dârânî'den
nakletti: "Bir vaktin insanlarının bozulduğuna alâmet, o insanların
korkudan çok ümit içinde olmalarıdır." "Ârif olana, devamlı olarak
Rabbinin emirlerine itâattan başka bir hâl yakışmaz."
Yine hocası Ahmed bin Ebi'l-Havârî'den nakleder: "Dünyâyı
tanıyan ondan vazgeçer, âhireti tanıyan ona sarılır, Allahü teâlâyı tanıyan da
O'nun rızâsına kavuşmak için çalışır."
Zünnûn-i Mısrî hazretleri buyurdu ki: “Kalbin hasta olmasının
alâmeti dörttür: Birincisi; tâattan (ibâdetten) tad, haz almaz. İkincisi;
Allahü teâlâdan korkmaz. Üçüncüsü; eşyâya, mahlûkâta ibret gözüyle bakmaz.
Dördüncüsü; dinlediği ilim ve nasîhatten istifâde etmez.”


