Anadolu toprağı uşurlu mudur?

25/03/2019 Pazartesi Köşe yazarı O.U

"Bazıları, Anadolu toprağı, uşurlu toprak değildir, diyor. Memleketimizde mîrî toprak yoktur."

 

Sual: Bazıları, Osmanlı döneminde Anadolu’da uşur verilmezdi ve şimdi de verilmez diyorlar. Bu işin aslı nedir ve şimdi bu topraklarda tarım yapanlar uşur verecek midir?

Cevap: Bu konuda, Beyt-ül-malın, yani mîrî toprakların kullanılmasını gösteren eski Arazi kanununun çeşitli şerhleri arasında, mülkiye mektebi Mecelle muallimi, Atıf Bey'in 1319 baskılı kitabında deniyor ki:

“Bir memleket harp ile alınırsa, toprağın beşte biri beyt-ül-malın olur. Geri kalan üç türlü olabilir:

1- Askere veya başka Müslümanlara taksim edilir. Bunların mülkü olur. Böyle topraktan, her sene uşur alınır.

2- Toprak gayr-i müslimlerin elinde bırakılır. Böyle topraktan haraç alınır.

3- Devlet reisi toprağı kimseye vermeyip, beyt-ül-mala verir. Böyle toprağa mîrî toprak da denir. Uşurlu veya haraçlı toprağın sahibi ölüp, hiç vârisi kalmazsa, bu toprak beyt-ül-malın olur ve mîrî toprak olur. Sultanın tespit edeceği bedel ile satılır veya kiraya verilir. Semeni ve ücreti haraç olur. Yani, beyt-ül-malın üçüncü kısmına konur. Yahut, her sene kira olarak mahsulün yüzdesi alınmak üzere, tapu ile, müslim ve gayr-i müslim vatandaşlara kiraya verilir. Kiraları askerin ve subayların olurdu. Kira almak hakkı bulunan askere Timarcı, subaylara Za'îm denirdi. Askerin toprağına Timar, subay toprağına Ze'âmet, general toprağına Hâs denirdi. Müftî-üssekaleyn Ebüssü'ûd efendi, Nûr-i Osmâniyye Kütüphânesinde bulunan fetvalarında buyuruyor ki:

“Beyt-ül-mala ait mîrî toprakları tapu ile kiralayanların, her sene timarcılara mahsulün onda birini vermelerini sultanlar emretmişlerdir. Bu verilenlere uşur denilmekte ise de, uşur değildir, kira ücretidir.”

Son zamanlarda mîrî arazinin çoğu, devlet tarafından vakfedilmiş veya millete satılmış, her iki şekilde de, uşurlu olmuştu. Böylece, Anadolu ve Rumeli’deki toprakların hemen hepsi, milletin mülkü olup, uşurlu olmuştu. Görülüyor ki, tarladan uşur veya haraçtan birini vermek lazımdır. Bazıları, Anadolu toprağı, uşurlu toprak değildir, diyor. Halbuki, şimdi memleketimizde mîrî toprak yoktur. Herkesin tarlası, bostanı, kendi mülküdür, yahut kiracıdır. Mahsulün uşrunu vermeleri farzdır.”

           ***

Sual: Bir talebe, hocasına selam verebilir mi?

Cevap: Talebe, hocasına selam verebilir.