İnsanların en iyisi ve en kötüsü...
04/01/2026 Pazar Köşe yazarı O.Ü
Sual: İnsanların en iyileri ve bunların en kötüleri kimler olabilir?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Dünyaya gönül kaptırmayan, mal, mevki, şöhret kazanmak
sevdasında olmayan din âlimleri, âhıret adamlarıdır. Peygamberlerin vârisleri,
vekilleridir. İnsanların en iyisi bunlardır. Kıyâmet günü, bunların mürekkebi,
Allahü teâlâ için canını veren şehitlerin kanı ile tartılacak ve mürekkeb, daha
ağır gelecektir.
(Âlimlerin
uykusu ibadettir) hadis-i şerifinde medhedilen,
bunlardır. Ahıretteki sonsuz nimetlerin güzelliğini anlayan, dünyanın
çirkinliğini ve kötülüğünü gören, ahıretin ebedî, dünyanın ise fâni geçip
tükenici olduğunu bilen onlardır. Bunun için kalıcı olmayan, çabuk değişen ve
biten şeylere bakmayıp, bâki olana, hiç bozulmayan ve bitmeyen güzelliklere
sarılmışlardır.
Peygamber Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde;
(Âlimlerin
iyisi, insanların en iyisidir. Âlimlerin kötüsü insanların en kötüsüdür) buyurmuştur.
Bu hadis-i şerif gösteriyor ki, Ehl-i sünnet âlimi, insanların
en iyisidir. Mezhepsizler de, insanların en kötüsüdür. Çünkü, birinciler,
insanları Resulullaha uymaya, yani Cennete, ikinciler ise, insanları kendi
sapık düşüncelerine uymaya, yani Cehenneme sürüklemektedirler.
Büyüklerden biri şeytanı boş oturuyor, insanları aldatmakla
uğraşmıyor görüp, sebebini sorar. Şeytan cevap olarak;
“Zamanın din adamı geçinen, kötü âlimleri, insanları yoldan
çıkarmakta, bana o kadar yardım ediyor ki, bu işi yapmama lüzum kalmıyor”
demiştir.
Doğrusu, zamanımızda İslamiyetin emirlerini yapmaktaki
gevşeklikler ve insanların dinden yüz çevirmesi, hep din adamı perdesi altında
söylenen sözlerden, yazılardan ve bu adamların bozuk niyetlerinden dolayıdır.
Hakiki din adamlarında üç sıfat bulunur: Akıl sahibi, ilim
sahibi, din sahibi. Bu üç sıfatı da birlikte taşıyan din adamına Din âlimi
denir. Bir sıfatı noksan olursa, onun sözüne güvenilmez. İlm sahibi olmak için,
akıl ve nakil ilimlerinde mütehassıs olmak lazımdır.
Dünya ile ahiret birbirinin zıddıdır. Birini sevindirirsen öteki
incinir. Dünyaya kıymet veren, ahireti gücendirir. Dünyayı beğenmeyen de,
ahirete kıymet vermiş olur. Her ikisine birden kıymet vermek veya her ikisini
aşağılamak olamaz.”


