Vesvese ederek dinde haddi aşanlar!..

31/03/2019 Pazar Köşe yazarı V.T

Abdest alırken, guslederken ve necaset temizlerken, şeytanın vesvesesinden sakının!"
 
İvaz Efendi Kanunî, İkinci Selîm ve Üçüncü Murâd devri âlimlerindendir. Aslen Alanya’dandır. 994 (m. 1585)’de, Rumeli kadıaskeri iken İstanbul’da vefât etti. Bir dersinde şunları anlattı:
Vesvese, şeytanın verdiği zararlı olan şüphedir. Vesvese etmek günahtır. Günah işlememek için vesveseye hiç itibar etmemelidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Vesvese şeytandandır. Abdest alırken, guslederken ve necaset temizlerken, şeytanın vesvesesinden sakının.)
(Bir zaman gelecek, insanlar temizlikte fazla titiz hareket edecek, [vesvese ederek] dinde haddi aşacaklardır.)
Vesvese, suyu israf etmeye, namazı geciktirmeye, cemaati, hatta namaz vaktini kaçırmaya, vakti, ömrü zayi etmeye sebep olur. Başkalarının elbisesinin, yemeğinin necis olmasından şüphe eder ki, Müslümanlara su-i zan haramdır. Üstelik kendini ihtiyatlı sanıp, kibirli olur. O işin uzmanı bir kimse bile ona nasihat etse, asla kabul etmez. Kendi yaptığının daha doğru olduğunu kabul eder. Başkalarını küçümser. Vesvese, ibadetleri mekruh olmakla bırakmaz, ruhî bunalımlara yol açar.
Guslün, abdestin, taharetin ve namazın şartlarını, sünnetlerini, mekruhlarını bilmeyen, vesvese hastalığına yakalanır. Önce vesvese edilen yerlerin doğrusunu öğrenmeli. Bunları bilip, yerine getirince, şüphe kalmaz. Doğru yaptım diye inanmak ihtiyat, şüpheye düşmek vesvese olur.
Vesvese sahibi, azimetle değil, ruhsat ile amel etmelidir! Haramlardan, şüpheli şeylerden, hatta mubahların fazlasından kaçmak azimettir. Günah olmayan, caiz olan işleri yapmak ruhsattır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlânın verdiği kolaylıklardan, ruhsatlardan faydalanın!)
(Ruhsatlardan faydalanmayan, Arafat Dağı kadar günah işlemiş olur.)
(Allahü teâlâ, azimeti sevdiği gibi, ruhsatla amel edilmesini de sever.)
Dinimiz, kolaylık dinidir. Mesela, abdest aldığını bilip sonra bozulduğunda şüphe etse de, abdesti var demektir. Abdest aldıktan sonra, kuru yer kalmıştır zannıyla yeniden abdest alınmaz, alınırsa mekruh olur. Abdest aldıktan sonra, iç çamaşırında yaşlık görüp, idrar mı, su mu diye şüphe eden, abdestten önce çamaşırına su serpmeli! Sonra orada bir yaşlık görürse, (Bu benim serptiğim su) demeli. Hatta o yaşlık idrar bile olsa, onun idrar olduğu kesin olarak bilinmediği için yıkamak gerekmez.