Bir yere girmek için izin istemek vaciptir

31/03/2019 Pazar Köşe yazarı O.U

Ana baba, çocuğunun, çocuk, bunların odasına gireceği zaman da izin istemelidir.

 

 

Sual: Birinin evine, bahçesine, odasına girerken izin istemek şart mıdır? Anne, baba çocukların, çocuklar anne, babanın odasına girerken de izin gerekir mi?

Cevap: Konu ile alakalı olarak Hadîkada deniyor ki:

“Birinin evine, odasına, bahçesine girileceği zaman izin istemek vaciptir. Kapıya vurarak, zili çalarak veya seslenerek, mesela selam vererek izin istemeden içeri girmemelidir. Ana baba, çocuğunun, çocuk, bunların odasına gireceği zaman da izin istemelidir. İzin üç defa istenir. Birincisinde izin verilmezse, bir dakika kadar sonra, ikinci defa istemeli, yine verilmezse, üçüncü defa istemelidir. Yine izin verilmezse, dört rekat namaz kılacak kadar beklemiş ise, içeri girmemeli, gitmelidir. Kapı aralanırsa, aradığı kimseyi sormadan önce, kendini tanıtmalıdır. Telefon edince de, önce kendini tanıtmalıdır. İçeri girmeye rızası olduğu bilinen kimsenin yanına izin almadan girilebilir.”

           ***

Sual: Namaz kılamayacak kadar hasta ve yaşlı olan bir kimse, kılamadığı namazlar yerine fidye verebilir mi?

Cevap: Namaz, İbadet-i bedeniyye olduğundan, başkası yerine kılınamaz. Herkesin kendi kılması lazımdır. Ağır hasta ve çok ihtiyar, yaşlı kimse, kılamadığı namaz yerine fakire fidye, para veremez. Halbuki, oruç tutamayacak kadar hasta ve yaşlı kimse, tutamadığı oruçların yerine fidye vermesi lazımdır.

           ***

Sual: Abdestte ve gusülde yıkanacak yerlerde yara varsa ve su değdirmek de mümkün olmazsa ne yapmalıdır?

Cevap: Merâk-ıl-felâhın Tahtâvî haşiyesinde bu konuda deniyor ki:

“Abdest ve gusülde, yıkanacak yerlerin yarıdan fazlası yara ise, teyemmüm eder. Yarısı yara ise, sağlam yerleri yıkar. Yaraları mesh eder, yaraya mesh zarar verirse, sargı üzerine mesh eder. Bu da zarar verirse, hiç mesh etmez.”

           ***

Sual: Bir kimsenin elleri ve ayakları kesilmiş veya yoksa, bu kimse nasıl abdest alması gerekir?

Cevap: Bu konuda Merâk-ıl-felâhın Tahtâvî haşiyesinde deniyor ki:

“İki elinin ve iki ayağının yıkaması farz olan yerleri kesik olanın yüzü de yara ise, teyemmüm edemeyeceğinden abdestsiz kılar ve iade etmez. Yüzü sağlam ise, yüzünü yıkatır. Yardımcısı yoksa, sadece yüzünü toprağa sürer.”

           ***

Sual: Kur’ân-ı kerimi ve ekmeği öpmenin mahzuru var mıdır?

Cevap: Kur’ân-ı kerimi, ekmeği öpmek caizdir.