"Onlar ne isrâf, ne de cimrilik ederler..."
27/11/2025 Perşembe Köşe yazarı V.T
Allahü teâlânın, kullarının nasıl olmasını
istediği Kur'ân-ı kerimde ne güzel açıklanmaktadır
Şemsüddîn Muhammed Şirbînî hazretleri Şâfiî fıkıh âlimidir.
Mısır’ın Şirbîn köyünde doğdu. Tahsil için Kahire’ye gitti. Zekeriyyâ Ensârî ve
Şehâbeddin Remlî’nin derslerine devam etti. İcazet aldıktan sonra Mansûrî
Külliyesi’nde tefsir hocalığına tayin edildi. 977 (m. 1570)’de Kahire’de vefat
etti. “Muğni’l-muhtâc” isimli eseri, Nevevî’nin “Minhâc” şerhidir. Bu kitabında
şöyle buyuruyor:
Allahü teâlânın, kullarının nasıl olmasını istediği Kur'ân-ı
kerimde ne güzel açıklanmaktadır: Furkan sûresinin 63-69. âyet-i kerimelerinde
meâlen, (Rahmânın [yâni kullarına acıması çok olan Allahü teâlânın fazîletli]
kulları, yeryüzünde gönül alçaklığı ve vakâr ile yürürler. Câhiller kendilerine
sataştığı zaman onlara, (sağlık, esenlik size) gibi güzel sözler söyleyerek
doğruluk ve tatlılıkla günahtan sakınırlar. Onlar, Rableri için, secde ve kıyâm
ederek [yâni namaz kılarak] gecelerler. [Ona hamd ederler.] Onlar (Rabbimiz
Cehennem azâbını bizden uzaklaştır. Doğrusu Onun azâbı devamlı ve acıdır, orası
şüphesiz ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır) derler. Onlar sarf ettikleri
zaman, ne isrâf, ne de cimrilik ederler, ikisi ortası bir yol tutarlar ve
kimsenin hakkını kesmezler. Onlar Allaha ortak koşmazlar. Allahın haram ettiği
cana kıyıp, kimseyi öldürmezler. [Ancak suçluları cezâlandırırlar. ] Zinâ
etmezler). Ve 72-74. âyetlerinde, ([Allahü teâlânın sevdiği, fazîletli kullar],
Yalan yere şehâdet etmezler. Faydasız ve zararlı işlerden kaçınırlar. Böyle
faydasız veya güçle yapılan bir işe tesâdüfen karışacak olurlarsa, yüz çevirip
vakârla uzaklaşırlar. Kendilerine Allahın âyetleri hâtırlatıldığı zaman, körler
ve sağırlar gibi görmemezlik, dinlememezlik etmezler. Onlar, (Yâ Rabbî, bize
zevcelerimizden ve çocuklarımızdan gözümüzü aydınlatacak sâlih kişiler ihsân
et! Bizi, Allaha karşı gelmekten sakınanlara önder yap! diye yalvarırlar)
buyurulmuştur.
Bundan başka, Sâf sûresinin ikinci ve üçüncü âyetlerinde meâlen,
(Ey îman edenler! Yapmadığınız bir şeyi niçin söylersiniz? Yapamadığınız şeyi
yaptık demeniz, Allah katında büyük öfkeye sebep olur) buyurulmuştur ki, bu da,
bir insanın yapamayacağı bir şeyi vadetmesinin, onu Allah katında kötü kişi
yapacağını göstermektedir.


