Yalan yere yemin etmek...

30/03/2022 Çarşamba Köşe yazarı H.Y

"Büyük günahlar; Allaha şirk koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve bile bile yalan yere yemin etmektir."

 

 

Dilimizin âfetleri -38-

Büyük İslâm âlimlerinden İmam-ı Birgivî diyor ki: Bile bile yalan yere yemin etmek de, dil âfetlerindendir. Peygamber Efendimiz buyurdular ki: (Büyük günahlar; Allaha şirk koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve bile bile yalan yere yemin etmektir.) [Buhârî]

Allah’tan başkası ile yemin etmek de dil âfetlerindendir. Bu, iki kısımdır: Birincisi, ta’lik yolu ile olandır. Eğer ta’lik olunan şey, talak, ıtâk [köle âzad etmek], nezir [adak] gibi küfürden başkası ise, bazılarına göre mekruhtur. Fakat âlimlerin çoğu, bunu mekruh görmezler. Yok eğer ta’lik olunan şey küfür ise, haramdır. Yemininde doğru ise, küfre düşmez. Yalancı ise, bu büyük günahların en büyüğüdür. O kadar ki, bazıları bunun küfür olduğunu söylemişlerdir.

Büreyre “radıyallahü anh” şöyle bildiriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi vesellem” buyurdular ki: (Kim ben İslâmdan berîyim, şeklinde yemin ederse bakılır: Eğer yalan yere yemin etmişse, o dediği gibidir. Yahudiyim derse, Yahudidir. Nasrânîyim derse, Nasrânîdir. İslâmiyetten berîyim derse, İslâmiyetten berî [uzak] olur. [Ebû Davud, İbn-i Mâce ve Hâkim]

İkincisi, kasem ile, yemin harfiyle olandır. Böyle bir yemin, büyük bir günahtır. Küfür sayılmasından endişe edilir.

Abdullah ibni Mes’ud “radıyallahü anh” buyuruyor ki: (Allah ile yalan yere yemin etmem, Allah’tan başkası ile doğru yere yemin etmemden bana göre daha iyidir.) [Taberânî]

Abdullah ibn-i Ömer “radıyallahü anh” diyor ki: “Peygamber Efendimizden duydum. Buyurdular ki: (Allah’tan başkası ile yemin eden kimse küfretmiş veya düşmüş olur.” [Tirmizî, İbn-i Hibbân ve Hâkim]

Ebû Hüreyre “radıyallahü anh” şöyle haber veriyor: Peygamber “sallallahü aleyhi vesellem” buyurdular ki: (Şüphesiz ki Allahü teâlâ size, babalarınızla yemin etmekten menediyor. Yemin etmek isteyen, Allahü teâlâ ile yemin etsin veyahut sussun!) [Buharî ve Müslim]

Büreyre “radıyallahü anh” haber veriyor: Resûlullah “sallallahü aleyhi vesellem”, babası ile yemin eden bir adamın yemini duyunca buyurmuşlar ki: (Babalarınızla yemin etmeyin. Allah ile yemin eden kimse de, yemîninde doğru söylesin. Kendisine Allah ile yemin edilen kimse, buna razı olsun. Allah ile yapılan yemine razı olmayan kimse, Allahın rahmetine müstahak olmaz.) [İbn-i Mâce]

Doğru yere de olsa çokça yemin etmek de, dil âfetlerindendir. Cenab-ı Hak buyuruyor ki: (Allahü teâlâyı, yeminlerinizden dolayı, iyilik etmenize, [fenalıktan] sakınmanıza, insanların arasını bulmaya engel yapmayın. Allah, hakkı ile işitici ve kemaliyle bilicidir.) [Bakara, 224] ve (Doğruya da eğriye de alabildiğine yemin edeni tanıma! [öylesine tâbi olup boyun eğme!] [Kalem,10]

Resûlullah “sallallahü aleyhi vesellem” buyurdular ki: (Yemin, ya günahkârlık veya pişmanlıktır.) [İbn-i Hibbân]